ISIRMA ALIŞKANLIĞININ GİDERİLMESİ

Isırılmak hoş bir durum değildir ve bazen tehlikeli olabilmektedir bu konuda kuşunuzu cezalandırmayı düşünebilirsiniz ancak bu iyi bir fikir değildir.Papağanlar çok çocuksu hayvanlar gibi görünürler ancak onlara çocuksu ilişkilere girmek yanlıştır. Kuşlar avcı, yırtıcı hayvanlardır ve onları duygusal veya fiziksel olarak cezalandırmak zarar verici olabilir.Kuşları cezalandırmaktansa ısırılmamak için önlem almak daha doğrudur. Isırmalarını engellemek için kuşun dikkatini başka tarafa çekmeye çalışmalısınız. Aynı şeyi çocuklarımız için de yaparız ancak bu kuşlarda daha kolaydır.Kuşunuz sizi çimdikliyorsa buna verebileceğiniz en iyi cevap hiçbir şey yapmamaktır. Bazı kuşlar davranışlarına karşı verilen her cevabı teşvik olarak algılamaktadır. Teşvik edilmeyen davranışların alışkanlık haline gelmesi daha zordur. Küçük zararsız çimdikler kuşunuzda ısırma alışkanlığına dönüşebilir.Eğer kuşunuz çimdiklemekten daha çok sizi ısırıyorsa ne yapmalısınız? Eğer kuşunuz elinizi ısırıyorsa, elinizi ona doğru yaklaştırın. Kuşa doğru yaklaştıkça elinizi bırakmak zorunda kalacaktır. Eğer vücudunuzun bir başka bölgesini ısırıyorsa onu hemen uzaklaştırın. Gerekirse bir havlu kullanabilirsinizUygun bir çevre düzeni iyi davranışları teşvik etmektedir. Bu düzen; doğru tip ve uygun büyüklükteki kafes, kafesin uygun yere yerleştirilmesi, yeterli uyku ve egzersiz, banyo ve içmek için temiz su ve iyi gıdayı içermektedir.
Komut çalışmaları
Papağanlar için en çok kullanılan komut "Gel" komutudur. Ona "Gel" dediğinizde parmağınıza veya tüneğine çıkmasını sağlayabilirsiniz. Kuşunuz bir elinizin parmağından diğer elinize veya bir elinizle tuttuğunuz tünekten parmağınıza geçişler yapabilir.Bu çalışmaları güvenli, sakin bir odada yapınız. Ancak kuşunuza parmağınızı yaklaştırırken, parmağınızı kuşun karnına aşağıdan yaklaştırın. İleriden yaklaştırmamaya özen gösterin. Düzenli çalışmalarla, komutu yerine getirdikten sonra küçük ödüller vererek kuşunuza bu komutu öğretebilirsiniz. Kuşunuz bu komutu öğrendikten sonra elinize gelmek istediğinde bu kelimeyi kendisi kullanmaya başlayabilir. Birçok papağanın ilk öğrendiği kelime "gel" olmaktadır.Arkadaş canlısı papağanlar, havluları ayırt edebilmeli, tolere edebilmeli ve sevebilmelidirler. Kuşunuz ve bir havlu ile hoşça vakit geçirebilir, birçok oyun oynayabilirsiniz. Havlunun arkasından "ce!" yapabilirsiniz. Veya havlunun arkasından oyuncak bulma, havlunun altından "Anne nerede?", "Baba nerede?" gibi oyunları da deneyebilirsiniz. Tüm bunlar kuşunuz seksüel ergenliğe ulaştığında vahşi, insancıl olmayan davranışları azaltmaktadır.Önceden iyi eğitilmiş bir kuş sonradan ısırma alışkanlığı kazanabilir. Bu durumda taktik değiştirmek isteriz. Böylece ısırma alışkanlığını teşvik etmemiş oluruz ve daha uygun bir davranışı öğretmeye çalışırız. Eğer kuşunuzun sizi ısıracağını hissederseniz, ısırmadan buna cevap vermelisiniz. Bunu hissettiğiniz an kuşun ilgisini başka bir yere çekmelisiniz. Eğer bu ilgi çekme olaylarına çok sık ihtiyaç duyuyorsanız kuşunuzun yeniden eğitilmesi gerekmektedir. "Çık" komutunun çalıştırılması veya diğer neşeli egzersizlerin farklı mekanlarda uygulanması çözüm olabilir. Aşağıda kuşunuz ile oynayabileceğiniz oyunlardan bahsedilmektedir.
Döndürme
Bu oyun duruma göre kullanılmalıdır. Eğer çok sık kullanılırsa etkisini yitirir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında oyuna devam edilmemelidir. En iyi sonuç için ısırılmadan önce bunu denemelisiniz. Ancak ısırılmanın gerçekleştiği an kullanılırsa da sonuç verebilir. Isırılmadan sonra sonuç alınamaz.Isırmaya çalışan kuşunuz elinizde veya elinizde tuttuğunuz tüneğinde dururken elinizi veya tüneği yavaşça döndürün. Böylece kuşun dikkati tamamen dengesini korumak üzerine yoğunlaşacaktır. Onunla göz teması halinde olun ve ona "iyi bir kuş ol!", "dikkatli ol!" gibi sözler söyleyin. Elinizi ona doğru şekilde yaklaştırmayı da unutmamalısınız. Eliniz kuşa aşağıdan yaklaşmalı. Parmağınızı ayakların üzerinden ve ayaklar ile gövdenin birleştiği yere doğru ilerletmelisiniz. Bu sırada "Gel" komutunu vermelisiniz. Bu işlemin çok dikkatli yapılması gerekir çünkü çekingen veya ürkek bir papağan bu işlem sırasında düşebilir.Isırılma veya çimdiklenmeye en çok maruz kalacağınız an papağanınızı yerinden almaya çalışacağınız andır. Örneğin kafesin üzerinden veya içindeki tünekten onu almaya çalıştığınız an sizi ısırabilir. Uygun teknikler kullanarak bu davranışın önüne geçebilirsiniz.Kuşunuzla göz teması kurun ve elinizi ona doğru yaklaştırın. Her zaman için kuşunuza aşağıdan yaklaşmayı unutmayın. Bir eliniz kuşa doğru yaklaşırken diğer elinizle onun ilgisini çekecek, yabancı olduğu bir obje tutun ve ona yaklaştırın. Ancak asla gagasının ulaşabileceği kadar yaklaştırmayın. Böylece papağanın dikkati objeyi tutan diğer elinize yoğunlaşacaktır. Bu arada "Gel" komutunu verin ve arkasından ona "iyi bir kuş ol" deyin. Isırmaya çalıştığını hissederseniz ona "Hayır!" demeyin. "Gel" ve "Hayır" kelimelerinin aynı anda kullanılması kafasını karıştıracaktır.Burada göz teması da oldukça önemlidir. Kuşunuz ısırmaktansa göz temasını korumayı tercih edecektir. Eğer ona yaklaştırdığınız obje ilgisini çekerse, sizi ısırmaya zaman ayırmaktansa göz temasını tekrar kurmayı tercih edecektir. Kuşunuz ısırsa bile, bu darbeyi onun yabancı olduğu obje alacaktır. Bu ilgi çekici objenin, çekingen bir papağan için korkutucu olmaması gerekmektedir. Bu obje kuşun ilgisini çekecek kadar büyük ama korkutmayacak kadar da küçük olmalıdır. Non-toxic (zehirsiz) olduğundan da emin olun.

Yukarı


KUŞLARIN TÜY BAKIMI

Kuşunuzun sağlığını korumak için onun tüyleri için gösterdiği özeni fark etmeli, bu alışkanlıklarını öğrenmelisiniz. Sağlıklı kuşlar tüy bakımlarını rutin olarak kendileri yaparlar. Kendi bakımını yapma alışkanlığındaki herhangi bir değişiklik bir hastalığın belirtisi olabilir.

  • Tüy dökümü sırasında tüylerini düzeltmek için yardıma ihtiyacı olabilir.
  • Düzenli olarak banyo yapmalıdır.
  • Ayak ve gaga bakımı için uygun bir tüneğe ihtiyaç duyar.
  • Gaga kesimi ancak gaganın kırıldığı veya gagada gelişim bozukluğunun şekillendiği durumlarda gereklidir.
  • Tırnakları ara sıra kesilmelidir.

Eğer kuşunuzun sağlığı yerinde ise kendi tüy bakımını titizce yapacaktır. Gaga ve tırnakları için ise sizden az bir yardım alması gerekebilir. Tüyler bir kuşu izole eder ve korur. Kuşun uçmasında oynadıkları rol dışında sık sık iletişim için de kullanılmaktadırlar (korku ve romantik duyguların dışa vurulmasında).

Tüy düzeltme
Kuşunuz tüy bakımını yapmayı erken yaşlarda öğrenir ve bunu günlük rutin bir alışkanlık haline getirir. Kuşlar gagalarını kullanarak tüylerini düzeltirler. Bu aynı insanların saçlarını taramaları gibidir. Genellikle bu işi her gün, gece uykuya dalmadan önceki zamanlarda yapar. Eğer bu tür tüy bakımı alışkanlıklarında değişiklikler oluyorsa kuşunuzun sağlığı ile ilgili bir sorunu olabilir ve veteriner hekiminize başvurmanız gerekebilir.
Kuşunuzun kuyruk kökünde bir yağ kesesi vardır. Kuşlar gagalarıyla buradan yağ alıp tüylerine bulaştırırlar.

Tüy dökümü
Aynı kedi ve köpekler gibi kuşlar da tüylerini dökerler. Doğal hayatta kuşlar genellikle yılda bir kez tüylerinin tamamını değiştirirler. Kafes kuşlarında ise bu tüy değiştirme ışıklandırma ve ısıya bağlıdır.
Deride bir tüy döküldüğü zaman onun yerine aynı folikülden bir yenisi gelişir. Yeni gelişen tüy keratin bir kılıfla kaplıdır ve tüy geliştikçe kuş bu kılıfı çekip atar. Ancak kafasının üst kısmına ve ensesine ulaşamayacağından bu bölgelerdeki kılıfları ya başka bir kuş ya da siz almalısınız. Baş ve işaret parmaklarınızı bir gaga gibi kullanarak kılıfı hafifçe çekmelisiniz. Ancak dikkatli olun. Bu tüylerin kan damarları ve sinir uçları vardır. eğer kılıfı zamanından önce çekmeye kalkarsanız kuşunuzun canı yanacaktır.

Tüy yolma
Bazen kuşunuz tüy bakımını abartarak tüylerini kendini parçalarcasına yolabilir ve bazı bölgeler tüysüz kalabilir. En zeki kuşlar bile tüylerini çekmeyi alışkanlık haline getirebilirler. Gri Afrika papağanı, Cockatoo ve Quaker'larda bu sık rastlanılan bir durumdur.
Tüy yolmanın olası nedenleri deri problemleri, bazı iç hastalıklar ve strestir. Bu durumda yapabileceğiniz en iyi şey, kuşunuz tüylerini çekiştirmeyi bir alışkanlık haline getirmeden veterinerinize başvurmaktır.

Stres çizgileri
Kuşunuz yeni tüylerini çıkarırken strese girerse, tüylerinde normal renkten ayrılan bir hat oluşacaktır. Buna stres hattı (veya çizgisi) denir ve daha çok kuşunuzda bir hastalığın ilk belirtisidir. Kuşunuz tüylerini değiştirirken derisini sürekli kontrol ediniz.
Bazı tüylerin uç kısımlarında siyahlaşmalar olabilir. Bu duruma açık yeşil renkli kuşlarda (örneğin Amazon) daha sık rastlanır. Bu kuşunuzu severken elinizle ona aşırı derecede yağ veya losyon bulaştırmanızdan kaynaklanabilir. Kuşunuzu sevmeden ellerinizi yıkamalısınız. Yeni çıkan tüylerde bu siyahlaşmalar olmayacaktır.

 

 

Kuş banyoları
Kuşlar banyo yapmayı veya duş almayı severler. Bir şişeden sprey tarzında püskürtülen su ile haftada 1-2 defa yaptırılan duşlar kuşunuzun üzerinde birikebilecek aşırı tozu temizleyecektir. Tüy değiştirme sırasında tüylerin yumuşamasını da sağlayarak bunları daha kolay dökülmesine yardımcı olacak ayrıca tüy düzeltmeyi de teşvik edecektir. Kuşunuz duş yerine banyo yapmayı da tercih edebilir. Bunun için hazırlanmış, kafeslere uygulanabilen kuş banyoları da kullanabilirsiniz. Ancak suyun soğuk olmamasına dikkat etmelisiniz.

Kuşunuzun gagası
Kuşunuz gagasının bakımını da kendisi yapacaktır. Sağlıklı bir kuşun gagasını kesmeye hiçbir zaman gerek yoktur. Papağanların gagalarında az miktarda olmak kaydıyla bir tabakalanma normaldir. Bunu gagasını tüneğine veya kafesin bir bölümüne sürterek gidermeye çalışacaktır. Kuşunuzun gaga bakımını kolayca yapabilmesi için ona zımparalı tüneklerden temin etmenizde yarar vardır. kuşunuz gagasını akşamları uyumadan önce bileyecek ve ertesi gün için hazır hale getirecektir. Kuşlar genellikle bunu alışkanlık haline getirmektedirler. Siz de kuşunuzun bu tür alışkanlıklarına dikkat etmelisiniz. Kuşun alışkanlıklarında değişiklikler genellikle hastalıklara işaret etmektedir. Ayrıca herhangi bir hastalık durumunda gagada anormal uzamalar, kolay kırılmalar şekillenebilir. Örneğin karaciğer rahatsızlıklarında gaga uzayıp kolay kırılır hale gelebilir. Bu gibi durumlarda veteriner hekiminize başvurmalısınız.
Kuşunuzun gagasının düzeltilmesi, kesilmesi ancak bu tür anormallikler var ise söz konusu olabilir. Gaga da tırnak gibi sürekli uzar. Eğer gaganın üst ve alt kısımları aynı oranda uzamaz ise kuşunuz yemek yerken sorun yaşayabilir. Bu tür gagalarda kırılma ve çatlamalar oluşabilir ki bu durum kuşunuz için çok ağrı verici ve tehlikelidir. Alt ve üst gaganın birbirlerine oturmadığı, uygun aşınmanın gerçekleşmediği durumlarda kırılma ve çatlamalarla karşılaşabilirsiniz. Gaganın anormal uzadığı durumlarda veteriner hekim müdahale edip gagayı düzeltmelidir.
Kuşların gagalarında çok iyi bir damarlaşma ve sinir ağı vardır. eğer gaga kırılırsa bu çok ağrı verici ve kanamalıdır. Veteriner hekim bu durumda kuşu acilen görmelidir. Kırıldıktan sonra büyüme plağının doğru şekilde gelişmemesi kalıcı hasara neden olabilir. Buna izin vermemek için acilen veteriner hekiminize başvurmalısınız.

Ayak ve tırnak bakımı
Uzun tırnaklar, daha çok büyük papağanlarda, çok ağrı verici olabilir. Eğer kuşunuzun tırnakları beyaz ise içindeki canlı doku (kan damarları ve sinirlerin olduğu bölüm) rahatlıkla görülebilir ve tırnağı kendiniz kesebilirsiniz. Eğer yanlışlıkla canlı dokuyu keserseniz kuşunuzun ciddi miktarda kan kaybetmesi mümkündür. Tırnak keserken yanınızda kanama durdurucu ilaçlar bulundurmalısınız. Ama en iyisi bu konuda veteriner hekiminize başvurmaktır.
Veteriner hekiminiz kuşunuza stres yaşatmadan tırnaklarını kesebilir. Özellikle büyük kuşların tırnak kesimi için veteriner hekime götürülmesini öneririz.
Zımparalı tünekler kuşunuzun ayak sağlığı için gereklidir. Bu tünekler tırnağın sivri uçlarının yuvarlatılmasına da yardımcı olur. Kafesin içinde başka tünekler de varsa zımparalı olanı en yukarı monte ediniz. Çünkü kuşunuz kendini yukarıda daha rahat hissedecek ve burayı tercih edecektir. Kağıt zımparalı tünekler stabil olmadıklarından tavsiye edilmez. Kuşlar bunları parçalayıp ufak parçalarını yutabilirler.

Yukarı

KUŞLARDA ARKADAŞLIK VE SALDIRGANLIK
Bölgesel savunma
Kendimizi ve diğer kuşları korumak için kuşlardaki koruma içgüdüsünü anlamak çok önemlidir. Kafeslerinin içinde bile olsalar kendi bölgelerini korumak isterler.
Kuşlar da genetik yapılarını gelecek jenerasyonlara geçirirler ve yeni nesil de kendi bölgesini ve eşini korumaya devam eder. Bölgesel koruma vahşi hayatta çok önemlidir. Bu koruma hem yiyecek hem de yuva için geçerlidir. Erkek papağan, çok çalışarak inşa ettiği yuvasını korumak ister. Özellikle yiyeceğin bol olduğu bir bölge bulup orada yuva yapmak ister. Yuva yapımı da gerçekten zordur.Kafeste yaşayan kuşlarda bile bölgesel savunma içgüdüsü hala çok kuvvetlidir. Kuşunuz kendi kafesine veya tüm eve sahip çıkabilir. Bu durumda bu bölgeyi aile bireylerinden ve yabancılardan korumak isteyecek, kendi alanına girilmesinden hoşlanmayacaktır.
Kuşunuzun kafesten yalnız başına çıkmasına asla izin vermeyin. İlk önce parmağınıza çıkmalı, ondan sonra kafesten dışarı çıkabilmeli. Bu hem sizi kuşunuza karşı baskın kılar, hem de kafesi koruma hissinin gelişmesini engeller. Eğer kuşunuz aile bireylerine veya misafirlerinize karşı saldırgan tavırlar takınıyor ise ona "Hayır!" deyin ve onu yere yakın kapalı ve karanlık bir yere koyun.
Vahşi hayatta
Birçok tehlikenin olduğu vahşi hayatta erkek kuş yuvasının güvenli olmasını ister. En ufak bir tehlike işareti bile olsa, dişiyi ısırarak, vurarak onu yuvaya sokmaya, tehlikeden korumaya çalışır. Bazen bunu yaparken dişiyi yaralayabilir hatta ölümüne bile sebep olabilir.Bazen dişi kuş hazır olmadan erkek çiftleşmek ister. Bu durumda erkek yine saldırganlaşır, dişiye zarar verebilir hatta öldürebilir. En çok yara alan bölgeler yüz, kafa, ayaklar ve cloaca'dır.
Kafeste yaşayan kuşlar
Cockatoo'ların (ibikli ve çok renkli bir papağan türü) çiftleşme sırasında dişilerine karşı çok saldırgan oldukları bilinmektedir. Birçok yetiştirici bu kuşların çiftleştiği kafeslere bir "arka kapı" yapmaktadırlar. Böylece gerekirse dişi buradan kaçabilir. Doğal hayatta bu durumdaki dişilerin uçarak kaçması çok daha kolaydır.
Evde yaşayan kuşlar, en iyi arkadaşları veya eşleri olarak bir insanı seçebilirler. Bunu gagalarıyla saçlarınızı düzeltmeye çalışarak veya regurgitasyon yaparak sizi beslemeye çalışarak belli ederler. Genellikle kuşlarda sahiplerine karşı agresif davranışlara rastlanabilir. Özellikle çiftleşme mevsiminde bu durum belirginleşebilir.
Kuşunuz sizi ısırabilir, size atak yapabilir ve sizi yuvada güvenli bir bölgeye doğru götürmek isteyebilir. Özellikle kuşunuz omzunuzda duruyorken bu ısırmalar şiddetli olabilir. Kuşun ne zaman bir tehlike hissedeceğini önceden tahmin etmek güçtür. Bu, pencerede bir gölge, yabancı olduğu bir ses veya bir yabancı olabilir.Kuşunuzu eve yeni getirdiğinizde, tüm aile bireylerinin kuş ile ilgilenmelerini sağlayınız. (Küçük çocuklar gagalanarak ciddi yaralar alabilirler. Bu konuda çok dikkatli olmalısınız. Ayrıca bir çocuğun vücut hareketleri oldukça çabuk ve ani hareketlerdir. Bunlar kuşun ürkmesine neden olabilir.) Bu kuşunuzun sadece bir insanı eş olarak algılamasını engelleyecektir.
Kuşunuzun, eşine karşı sergilediği doğal davranışları size karşı kullanmasına izin vermeyiniz. Kuşunuz gagasıyla tüylerinizi, saçlarınızı çekiştirip düzeltmeye veya sizi beslemeye çalışmamalı

 

 

KUŞLARDA AŞIRI BESLENME VE OBEZİTE

 

 

Kuşunuzu şişmanlatmaktan sakının
Kuşlarda obesite sık rastlanan bir sağlık sorunudur. Nedeni çoğunlukla hatalı, sürekli tohum ağırlıklı diyetle beslenmedir.
Obesite kuşunuz için ölümcül olabilecek çeşitli hastalıklara önder olabilir. En zararlısı karaciğer yağlanmasıdır ve uygun olmayan diyetle beslenen Amazon cinsi papağanlarda sık rastlanır. Ayrıca lipom denen yağ tümörlerine de daha çok muhabbet kuşları gibi küçük türlerde rastlanmaktadır.
Kafes kuşlarında obesite ortak bir sorundur. Doğal hayatta daha hareketli olan kuşlar kafeste ise genellikle kanatlarını kapalı tutarlar ve bir yere gitmek için sadece yürümeleri ve tırmanmaları gerekir. Diyetleri genellikle yağdan zengin ve önemli besinlerden yoksundur. Bu durumdaki bir kuş tüm gününü koltukta oturup yemek yiyen bir insana eşdeğerdir.
Uygun bir diyet
Kuşunuza pelet yem, sebze, biraz bezelye, pirinç ve az miktarda meyveden oluşan uygun bir diyet hazırlayın. Tohum şeklindeki ve kabuklu yemişler sadece ödül olarak kullanılmalı ve çok az miktarda, nadir verilmelidir. (1-2 tane, haftada1-2 defa) Pelet yem kafeste sürekli bulunmalı, ev yemekleri ise kafeste 30 ila 45dk dan fazla tutulmamalıdır.
Sık egzersiz yaptırın
Kuşunuzun aktivitesini artırmaya çalışın. Eğer eviniz kuşunuz için güvenli değilse sizin kontrolünüzde uçmasına izin verin. Banyo zamanlarını sıklaştırın. Tüylerini düzeltmesi, hareket etmesi banyo ile beraber kuşun kalori yakmasını sağlayacaktır. Hareketi artırmak için oyuncaklarını sürekli olarak değiştirin. Ancak bazı kuşlar yabancı cisimlerden korkabilirler ve bu kuşlarda tüy yolma hastalığına neden olabilir. Bu tür kuşlarda çok sık değişiklikler zararlı olabilir.

Yukarı

KUŞLARDA KONUŞMA VE BAĞIRMA

 

Papağanların çıkardıkları sesler nereden kaynaklanıyor?
Çok az sayıda papağan birbirleriyle birebir diyalog içine girer. Çıkardıkları sesler daha çok tüm aileyi veya sürüyü bilgilendirmek içindir. Bunlar genellikle, yemeğe çağrı, birbirlerinin nerede olduklarını öğrenme, herkesin uyuması için verilen komutlardır ve bu seslerin tüm papağanlar tarafından duyulması için yeterince yüksek sesle çıkarılması gerekmektedir. Ama yine de tehlike anlarında çıkarılan alarm sesleri kadar yüksek olmamaktadır.
Konuşma zamanı
Doğal hayattaki konuşmaları olsun ya da olmasın, eve bir papağan almak istememizin nedeni konuşmalarıdır. Birçok papağan birkaç kelime öğrenebilirken bazıları çok daha fazlasını öğrenebilmektedirler. Papağan türleri arasında "Budgie" ler bu konuda çok başarılıdırlar ve çok sayıda kelime öğrenebilirler. Ancak yapılan araştırmalara göre Gri Afrika Papağanının tersine Budgie'ler kelimeleri anlamadan kullanmaktadırlar. Ayrıca amazon, macaw, quaker ve ringneck türü papağanlar da iyi konuşurlar.
Ses çıkarma papağanlarda her yaşta gelişebilir. Bu dilenme, ağlama, konuşma veya çığlık atma şeklinde olabilir. Papağan yumurtadan çıktığı anda bile dilenme, ağlama seslerini çıkarabilir. Papağanlar, fiziksel (gıda, barınma, çevre) ve duygusal (iletişim, bağımsızlık, çiftleşme, vb) ihtiyaçlarını karşılamak için ses çıkarırlar.
Çığlık atma
Papağanların deneyimleri öğrendikleri sesleri etkilemektedir.
Papağanlar çevrelerinde olup bitenleri fark edecek yaşa geldiklerinde onlara ilgilerini çekecek oyuncaklar sağlamak gerekir. Böylece oyun oynamayı öğrenmeleri teşvik edilmelidir. Eğer bir papağan kendini eğlendirmeyi öğrenemez ise çığlık atmasını engellemeye çalışmak sonuç vermeyecektir. Eğer sosyal veya çevresel bir unsur eksik veya uygunsuz ise kuşunuz çığlık atmaya devam edecektir. İlgi noksanlığına bağlı çığlık atma, terk edilme duygusuna bağlı şekillenir ve kuşta ilgi noksanlığı, en yakın olduğu insandan uzaklaşma ile birlikte görülebilir.
Duygusal olarak insanlara çok bağımlı olan kuşlar zor hayvanlar olabilirler. İlgi beklediğini gösteren bağırmalar, kuşun çıkardığı seslerden en çok rastlanılanları olmaktadır.
Sabır bir erdemdir
Çığlık atmayla başa çıkmak için kuşunuza sabırla, sevecenlikle ve sempatiyle yaklaşmalısınız. Eğer kuşunuzun çığlık atması aşırı derecede ise yanlış giden bir şeyler var demektir. Bu konuda profesyonel yardım almak en iyi fikirdir. Çünkü kuşunuzun istemediğiniz bu çığlıklarını engellemek nedeni bilindikten sonra çok kolay hale gelmektedir

KUŞLARDAN İNSANLARA GEÇEBİLECEK HASTALIKLAR
Kuşlar ve zoonoz hastalıklar
İnanması zor ama kuşunuz sizi hastalandırabilir. Kuşlar bazı hastalıkları (zoonoz hastalıklar) insanlara geçirebilirler. Bu hastalıklardan nasıl korunmak gerektiğini bilmelisiniz.Basit hijyenik önlemler sizi kuşunuzdan geçebilecek hastalıklardan koruyabilir. Kuşunuzu ve malzemelerini temizlerken dikkatli olmalısınız. Eğer kuşunuza, malzemelerine veya oyuncaklarına dokunduktan sonra ellerinizi yıkarsanız kendinizi ve ailenizin diğer bireylerini korumuş olursunuz. Tabi ki her kuş enfeksiyöz hastalıkları taşımaz, ancak her zaman tedbirli olmak en iyisidir.
Kimler risk altında
Kronik hastalığı olanlar, çok gençler, çok yaşlılar, HIV ile enfekte bireyler, organ nakli yapılmış olanlar ve kemoterapi tedavisi görenlerde kuşlardan hastalık alma riski daha fazladır. Risk altında olanlar hem kendi doktorlarına hem de veteriner hekimlerine danışıp kuşlardan kendilerine geçebilecek hastalıklar hakkında bilgi almalıdırlar. Aşağıda sıralananlar kuşlar tarafından en çok bulaştırılan hastalıklardır. Ancak bu liste tüm hastalıkları kapsamamaktadır.

  • Chlamydiosis

Chlamydiosis (ayrıca Psittacosis olarak da bilinir), kuşlardan insanlara bulaşabilir. İnsanlarda grip benzeri belirtiler, ateş, üşüme, titreme ve başağrısı ile görülür. Eğer tedavi edilmez ise, Psittacosis karaciğer ve böbrek hasarına hatta meningites'e neden olabilir. Not: Bu enfeksiyon, insanlar arasında cinsel birleşme ile bulaşan Chlamydia enfeksiyonuyla aynı değildir. Kuşlarda Psittacosis hastalığının şiddeti değişkendir. Bazı kuşlar sadece taşıyıcıdır. Diğer kuşlarda iştah kaybı, aşırı zayıflama, solunum depresyonu veya zorluğu, diare görülebilir. Tedavi edilmez ise kuşlar bu hastalıktan ölebilirler. Bu hastalık dışkıdan ve havada uçuşan enfeksiyöz partiküllerden bulaşmaktadır. Eğer siz veya ailenizin diğer bireyleri kendinizde grip benzeri bir hastalık hissediyorsanız, aynı zamanda kuşunuz da iyi değilse Chlamydia enfeksiyonunu aklınıza getirmelisiniz ve hemen doktorunuz ve veteriner hekiminizle temasa geçmelisiniz.

  • Avian Tuberculosis (Kuş Tüberkülozu)

Avian Tuberculosis kuşlarda çok sık görülmemekte ancak insanlara bulaşması halinde kişide solunum enfeksiyonları, lenf nodüllerinde şişme (özellikle çene altında) görülebilir. Hastalık bazı bireylerde belirti göstermese de yayılmaya neden olabilir. Bu hastalık kuşların dışkılarından ve muhtemelen hava yoluyla bulaşmaktadır. Enfekte kuşlarda genellikle spesifik semptomlar görülmez. Daha çok kilo kaybı, iştahsızlık, tüy renginde donukluk, idrar çıkışında artış, ishal ve anemi gibi genel semptomlar görülmektedir. Kuş konusunda deneyimi olan bir veteriner kuşun dışkısını bakteriyel açıdan kontrol edecektir. Mycoplasma ile enfekte bir kuş, insanlar için potansiyel bir tehlike olduğundan, uyutulmalıdır.

  • Histoplasmosis

Histoplasmosis bir solunum yolu hastalığıdır ve mantar sporlarıyla kontamine toz vb. partikülleri solunum yoluyla alanlarda görülür. Histoplasma adı verilen mantar kuş dışkısında gelişmektedir. Güvercinlerin yoğun olarak barındığı, tünediği binalarda güvercin dışkıları da yoğun olmaktadır. Bu durum pet kuşlar için sorun olmamaktadır ancak dışkıların bu noktada birikmesini önlemekte insan sağlığı açısından fayda vardır.

  • Cryptococcus

Cryptococcus da bir başka mantar enfeksiyonudur. Kuşlarda az görülmekle beraber diare, paralysis, sinirsel semptomlar görülebilir. Bu hastalık insanlara kuşların (genellikle güvercinlerin) dışkılarının kuruması sonucu uçuşan partiküllerin solunum yoluyla alınmasıyla bulaşmaktadır. Enfeksiyon insanlarda menengitis, encephalitis (beyin yangısı) ve solunum rahatsızlıkları gibi ciddi sorunlara neden olabilir.

Yukarı