Evinizde beslediğiniz sürüngeniniz ile ilgili bilmeniz gereken hemen her konuyu, sorularınızın cevaplarını ve size yardımcı olacak ipuçlarını bu bölümde bulmanız mümkün.
Bu kaynağı incelerken sürüngeninizin doğal davranışlarını öğrenebilir, ona göre siz de davranışlarınızı düzenleyebilirsiniz. Bu site, davranış bozuklukları, eğitimde karşılaşılan sorunlar, insan-hayvan ilişkileri, hayvanlardaki yaşam biçimi, pet seçimi, bakımı, beslenmesi, hastalıkları...vb. gündelik hayatta sıkça karşılaştığımız konularla ilgili geniş bir kaynak niteliğindedir.
Elbette eksikliklerimiz olabilir. Yaşayan bir site olarak önerileriniz doğrultusunda bu eksikleri kısa sürede tamamlamaya çalışıyoruz. Bu şekilde siz hayvan severlere daha gelişmiş ve güçlü bir kaynak sunmak amacındayız.

İguananız İçin En Uygun Gıda
İguanalar vejeterjan olmalı
Yeşil iguanalar tamamen vejeteryan bir diyetle beslenmeli. Bu diyet %95 sebze ve ticari olarak hazırlanmış iguana yemi, %5 oranında da meyve içermelidir. Meyveler iguananın içinden hoşuna gidenleri seçebileceği şekilde sunulmamalıdır.
Sorumluluğunu bilen bir hayvan sahibi sürüngenine düzgün ve kaliteli bir beslenme sunmalıdır. Bazı sürüngenler çocuklar gibidir. Sevdikleri şeyleri yerler, sevmediklerini yemezler. İguana da bu konuda çok seçici bir hayvandır.
Eğer sizin iguananız da böyle seçici ise, severek yediği gıdaların sayısı çok az ise endişelenmeyin. Dengeli bir beslenme sağlamanın birkaç kolay yolu var.
Parçalara ayrılmış gıdalar
Eğer gıdalar kabaca birbirlerinden ayrılabilecek durumdalar ise iguananız beğendiğini alacak ve besleyici kısmı seçmeyip yemeyebilecektir. Bunun için gıdayı daha fazla parçalayın, rendeleyin. Böylece ona seçme imkanı vermemiş olursunuz ve daha dengeli beslenir.
Genç iguanaların beslenmesi
Yavru iguanalar her gün beslenmelidir. İlk yıl hızla büyürler ve iskeletlerinde bir deformasyonun oluşmaması için çok dengeli beslenmelidirler. İki yaşına geldiklerinde gün aşırı beslenebilirler. Düzgün bir diyet gayet önemlidir ancak iguanaların kalsiyumu iyi bir şekilde absorbe edebilmeleri için cam veya plastik yüzeye maruz kalmamış direkt gün ışığına ihtiyaçları vardır.
Kertenkeleniz temel olarak yeşil sebzelerle beslenmelidir. Buna ek olarak diğer sebzelerle, ticari mamalarla ve az miktarda meyve ile diyeti destekleyebilirsiniz.
İguananız kedi ve köpek mamasını kesinlikle yememelidir. Bu tür gıdaların iguana diyetinde asla yeri olmamalıdır. Ayrıca kedi, köpek için kullanılan bisküvi ve ödül tabletleri de iguananıza zararlıdır. İçerdikleri D3 vitamini miktarı iguananız için yüksek miktardadır ve iç organlarında kalsiyum birikimine (mineralizasyonuna) neden olur. Ayrıca bu tür mamalardaki yağ ve protein oranı da iguanalar için yüksek miktarlardadır.
Diyetin %5'i bol kalsiyum içeren meyvelerden oluşmalıdır. Bunlar:

  • Üzüm
  • İncir
  • Ahududu
  • Mango

Ayrıca elma, erik, şeftali, yaban mersini, kavun armut, domates, kivi, çilek, muz da bulara eklenebilir.
Ticari mamalar
ABD'de ve birçok Avrupa ülkesinde pet shop'larda iguana maması bulunmasına rağmen ülkemizde talep yetersizliği nedeniyle henüz bulunmamaktadır.
Su ihtiyacı
İguanalar su ihtiyaçlarının çoğunu aldıkları gıdalardan karşılarlar. Bunun için gıdaların taze olmasına dikkat edin. İguanalar bir kaptan su içmeyebilirler. Ama yine de bir kap bulundurmakta fayda vardır. iguanalara haftada birkaç defa yüzebilecekleri, su içebilecekleri, egzersiz yapabilecekleri ılık su dolu havuzlar vb. temin etmek gerekir. Egzersiz sırasında defekasyon (dışkılama) normaldir. Kendi kullandığınız küvetlere iguananızı sokmamaya özen gösterin. Eğer bunu yapmak zorunda kalırsanız iguananız banyosunu aldıktan sonra küveti dezenfekte ediniz.
Normal vücut ısısı
Gıdaların normal sindirimi için iguanaların uygun ısıda tutulmaları gerekir. İguanaların yaşayabilmeleri için uygun ısı gün içinde 29-32° C olmalı, geceleyin bu ısı 21° C'ın altına düşürülmelidir. Kafesin içine termometre konup bu ısılar kontrol edilmelidir.
Yukarı

Uygun Sürüngen Türünün Seçimi
Pet shop'ta görüp beğendiğiniz küçük yaratığı hemen alıp eve getirmek hiçbir zaman iyi bir fikir değildir. Çoğunlukla yapılan bu hatayı önlemek, hayal kırıklığıyla sonuçlanacak bir beraberlik yaşamamak için önceden bu hayvan hakkında bilgi edinmelisiniz.
Araştırma
Bu hayvanı almadan önce kısa bir araştırma yapmalısınız. Bölgenizde bu hayvanların yetiştirildiği bir yer var mı? Varsa oradan bir tane edinebilir misiniz? Eğer pet shop'tan alacaksanız birkaç dükkan dolaşın ve fiyat alın. Ne tür garantiler verebildiklerini öğrenin.
Sizin yaşam biçiminiz
Petinizin ne tür bir gıdaya ihtiyacı var? Eğer aileniz tümüyle vejeteryen ise yılanınızın yemesi için ona fare verebilecek misiniz? Eğer petiniz böcek ile besleniyorsa bunları edinebilecek bir kaynağınız var mı? Bu gıdaları önerilen biçimde ona sağlayabilecek misiniz?
Çevresel sorumluluklar
Sürüngeninize onun boyutuna ve yaşam tarzına uygun çevre koşulları da sağlamalısınız. Bu onun sağlığı için gereklidir. Ona içinde yaşayacağı kafesi, barınağı alırken o anki büyüklüğünü değil, erişkin hale geldiğinde ulaşacağı büyüklüğü düşünmelisiniz. Küçük, şirin iguananız avucunuzun içindeyken iki yıl sonra çocuğunuzun boyu kadar büyüklüğe erişebilir.
Sadece yaşayacağı kafesi almakla sorunu çözmüş olmuyorsunuz. Ona ayrıca ısıtma tertibatını, ışıklandırmayı, ortamın ısısını görebileceğiniz termometreleri, nem oranını görüntüleyen higrometreleri, vb. sağlamalısınız.
Ortalama yaşam süresi
Sürüngeninizi seçerken erişkin hale geldiğinde ne ağırlığa ulaşacağını, ne boyutta olacağını ve ne kadar yaşayacağını öğrenmelisiniz. Örneğin birçok küçük kaplumbağa pet shop'larda satışa sunulmaktadır. Bunların boyutu bir golf topu kadar iken, sağlıklı ve iyi bakıldıklarında çok büyük boyutlara ulaşabilmektedirler. Ayrıca 50-75 yıl veya daha fazla yaşayabilmektedirler.
Kendilerine has yaşama ortamları ve diyetleri
Her sürüngen ve amfibi tipinin kendine has yaşama ortamı ve diyeti vardır. hepsinin ihtiyaç duyduğu optimal ortam ısısı farklıdır. Sürüngenler ve amfibiler soğukkanlı hayvanlardır. Yani dış ortam ısıları kendi vücut ısılarını belirler. İçinde bulundukları ortam ısısına göre vücut ısıları değişir.
Çöl ortamında yaşayan, oralardan getirilmiş kertenkeleler sıcak ve kuru bir ortama ihtiyaç duyarlarken, tropikal bölge kertenkeleleri sıcak ve nemli ortamlar isterler (yeşil iguanalar gibi).
Bunu için, doğru ısı ve nem gibi ortamları sağlamak onların sağlıkları açısından çok önemlidir. Örneğin bir su kaplumbağasını asla balıklar için kullanılan akvaryumlarda yaşatmamak gerekir. Onların ılık suya, sudan çıkmak için tırmanabilecekleri bir yere (vücudunun tümünü sudan çıkarabilmeli) ve çok temiz suya ihtiyaçları vardır.
Çocukları da göz önüne almalısınız
Aile bireylerinin yaşları da göz önüne alınmalıdır. Küçük çocuğunuzun sürüngeninizi eline almasına izin vermemelisiniz. Ancak onu nasıl tutacağını ve sonrasında elini anti-bakteriyel bir sabunla yıkaması gerektiğini öğrendikten sonra büyüklerin kontrolünde onlara dokunabilmelidir. Ona dokunduktan sonra elini ağzına, gözüne vb. götürmemesi gerektiğini de bilmelidir. Sürüngenler birçok bakteri, protozoon veya parazit taşıyabilirler.
Veteriner harcamaları
Veterinere yapacağınız harcamaları da göz önünde bulundurmalısınız. Bu harcamalar petinizin hastalandığı durumlarda olabileceği gibi onu hastalıklardan korumak için alınacak önlemler kapsamında da olabilir.
Kaç tane hayvan beslemeyi düşünüyorsunuz?
Hangi tip sürüngenlerden kaç tane edineceğinizi de önceden düşünmelisiniz. Örneğin bazı kertenkeleler bulundukları ortamda yalnız olmayı tercih ederler. Aynı ortama başka kertenkeleler girdiğinde çok streslenirler. Bazı türler ise aynı ortamda bulunduklarında birbirleriyle kavga ederler. Ergin yeşil iguanalar buna iyi bir örnektir. Başka türlerde ise aynı ortamda bulunduklarında birbirlerini yiyenler bile vardır. örneğin aynı ortamda bulunan yılanlar yiyecekleri için kavga edip birbirlerini sokabilirler ve büyük olan küçük olanı yutabilir. Arjantin kurbağaları kendilerinden küçük her şeyi yerler. Kendi küçük yavrularını, arkadaşlarını bile.
Hayvanı hangi yaşta almalısınız?
Karar verirken düşünmeniz gereken son aşama edineceğiniz hayvanın yaşıdır. Örneğin birçok tür kertenkele ve kaplumbağa yavrusunun ilk yıl mükemmel bir bakım ve beslenmeye ihtiyaçları vardır. bu sağlanamazsa sağlıklı ve gerektiği gibi büyüyemezler. Diğer yandan artık hayvanına bakmak itemeyen, bakımıyla yeterince ilgilenemeyen, vb nedenlerle petini vermek isteyenlerden bu hayvanları çok ucuza elde edebilirsiniz. Ancak bu hayvanların sizin beklentileriniz dışında sağlık ve davranış sorunları da olabilir.
Yukarı
Çocuklara Uygun Petler
Sürüngenler ve diğer petler
Her pet herkese uygun değildir. Bazı pet türleri vardır ki çocukların sevgilerine ve ilgilerine ihtiyaçları vardır. Aşağıda pet seçiminde size yardımcı olabilecek, bazı petlerin avantaj ve dezavantajları ayrı ayrı açıklanmıştır.
Sürüngenler
Avantajlar

  • Sürüngenler büyüleyici hayvanlardır. Onları seyretmek insana zevk verir. Ayrıca dinozor soyuna benzerliklerinden dolayı da hayli ilgi çekmektedirler.
  • Küçük sürüngenlerin, örneğin küçük kertenkelelerin, hem bakımı kolaydır hem de ucuzlardır.
  • Yaşayabilecekleri yer bir kere uygun şekilde hazırlandıktan sonra bakımları çok kolaydır.
  • Birçok sürüngeni beslemek kolaydır.

Dezavanajlar

  • Büyük sürüngen türleri saldırgan olabilirler ve ısırmaları tehlikeli durumlar doğurabilir.
  • Yılan ve bazı kertenkele türleri fare, fare yavrusu ve sıçan yerler.
  • Birçok sürüngen salmonella bakterisini taşımaktadır. Bu bakteri türü insanlarda sindirim hastalıklarına neden olur.

Not: Birçok sürüngen türünün kendine özgü bir beslenme çeşidi vardır. Onları edinmeden önce nasıl beslendiklerini, ne yediklerini öğrenmelisiniz. Onlara bu besini sağlayamayacaksanız onları hiç almamalısınız. Çocuğunuzun petinin açlıktan öldüğünü görmesi hiç hoş olmayacaktır.
Balıklar
Avantajlar

  • Çoğu balık türünün hem bakımı kolaydır hem de fiyatı ucuzdur.
  • Birçok türün beslenmesi kolaydır.
  • Akvaryumlar hem basit hem de kompleks yapıda kurulabilir.

Dezavantajlar

  • Çocuğun yaşına da bağlı olarak, ebeveynler akvaryumun suyunun ısısına, pH'ına, nitrojen seviyesine dikkat etmelidirler.
  • Balık ve çocuk arasında bire bir ilişki kurulamaz.

Kuşlar
Avantajlar

  • Farklı boyutlarda, çok sayıda kuş türü vardır. Seçmek için alternatifiniz çoktur.
  • Eğitilebilir ve birçoğu konuşabilir. Çocuğunuzla ikili ilişkiler kurabilirler.
  • Bir kuşun ihtiyacı olan gıda kuş mamalarıyla veya evden kolaylıkla sağlanabilir.

Dezavantajlar

  • Büyük kuşlar daha çok ilgi ve bakıma ihtiyaç duyarlar.
  • Bazı papağanlar 50 yıl yaşayabilirler.
  • Bazı kuşlar ısırırlar ve büyük olanları zarar verici olabilirler.
  • Kafesi günlük olarak temizlenmeli ve her gün taze yem ve su verilmelidir.
  • Psittacosis (Psitakoz) insanlara da geçebilen bir kuş hastalığıdır. Bu hastalıktan çocuklar ve immun sistemi (bağışıklık) baskılanmış erişkinler etkilenir.

Hamster, fare, rat, kobay ve gelincikler
Avantajlar

  • Bu hayvanların hepsi eğlence verici, uğraşması zevkli ve bakımı kolay hayvanlardır.
  • Bu hayvanları edinmek ucuz ve kolaydır.
  • Kafeslerinin temizliği günlük olarak yapılıp, taze su ve yem verildikçe çok daha fazla bir ilgiye ihtiyaç duymazlar.
  • Gelincikler tuvalet kabı kullanmaya alıştırılabilirler.

Dezavantajlar

  • Bu küçük yaratıkların ömürleri çok uzun değildir.
  • Bu hayvanlar eşyaları kemirmeyi çok severler ve özellikle gelincikler bu konuda gayet başarılıdırlar.
  • Isırırlar.

Tavşanlar
Avantajlar

  • Tavşanlar hamster, fare, rat ve kobayın tüm avantajlarını taşırlar.
  • Tavşanlar diğer küçük cep petlerinden biraz daha uzun yaşarlar.
  • Tavşanlar da tuvalet kabına alıştırılabilirler.

Dezavantajlar

  • Kısırlaştırılmalıdırlar.
  • Kemirmeyi severler (Örneğin elektrik kabloları)
  • Çok dikkatli tutulmaları gerekir.

Çinçilyalar (Chinchilla)
Avantajlar

  • Bu hayvanlarla bire bir ilişkiler rahatça kurulabilir. Nazik, yumuşak ve eğlenceli hayvanlardır.
  • Beslemesi ve bakımı kolaydır.
  • Ucuzdurlar
  • 20 yıla kadar yaşayabilirler. (ortalama 10-12 yıl)

Dezavantajlar

  • Yuvarlanıp tüylerini sürterek temizlenebilecekleri toprak vb. bir banyoya ihtiyaç duyarlar.
  • Sıcak havalarda ısı çarpmasına eğilimlidirler.

Yukarı

Çocuklarınıza Uygun Sürüngenler
Çocuğunuz "Kertenkele istiyorum!" derse
Eğer çocuğunuz verilen sorumlulukları kabul edecek, bunu algılayabilecek yaşta ise ona bir sürüngen pet almak eğlenceli olabilir. Ancak çocuğunuzun sürüngeni ellemesine izin verecekseniz hijyene de dikkat etmesini öğretmelisiniz. Ancak bu yine de bir erişkinin kontrolünde yapılmalıdır.
Birçok çocuk ebeveynlerine, kendilerine bir kedi ya da köpek almaları için baskı yapar. Ama çocuğunuz bir yılan, kaplumbağa veya bir kertenkele de isteyebilir. Eğer sürüngenlerle aranız iyi değilse, bu soğukkanlı, kaygan hayvanlardan birini edinmek gözünüzü korkutabilir. Ama endişelenmeyin. Öncelikle sürüngenler çok da kaygan bir vücut örtüsüne sahip değillerdir. Vücutları pullarla kaplıdır ancak kurudurlar. Eğer çocuğunuza bir sürüngen almayı düşünüyorsanız yine de onlardan iğrenmediğinizden emin olmalısınız. Her ne kadar çocuğunuzun peti olsa da, peti nasıl tutacağını sizin öğretmeniz gerekebilir. Ayrıca kafesin temizliğini ve peti beslemeyi de sizin kontrolünüz altında yapacaktır.
Çocuğunuzun merakı
Çocuğunuz petin yaşayan, canlı bir hayvan olduğunu anlamadan, bunun bilincine varmadan bir sürüngene sahip olmamalıdır. Bu canlıların da ağrı, açlık, korku vb. hisleri olduğunu anlamalıdır. Küçük çocuğunuz su kaplumbağasını yüzerken veya kertenkelesini güneşlenirken incelemek isteyebilir. Bunun için sürüngenin yaşadığı yer çocuğun açamayacağı veya ulaşamayacağı şekilde tasarlanmış veya konumlandırılmış olmalıdır. Küçük parmaklarını bu kafeslerin içine sokamamalıdır.
Çocuğunuzun yaşı
Çocuğunuzun bir sürüngen sahibi olması için en az 6-7 yaşında olmalıdır. Ancak bu ve bundan sonraki yaşlardaki çocuklar sürüngenleri doğru ve dikkatli şekilde tutabilir, onlara bakabilirler. Ancak yine de tüm bunları sizin gözetiminizde yapması en doğru olanıdır.
En uygun seçim
Pet sürüngenin seçimi çocuğunuzun yaşına, sürüngenin davranışlarına, ailenizin pete iyi bir bakım sağlayacağını taahhüt etmesine göre değişir. Sürüngeni seçerken hayvanın uysal olmasına da dikkat etmelisiniz. Isırmaya çalışan, kuyruğuyla darbeler vurmaya çalışan bir sürüngen çocuğunuzu korkutabilir. Çocuğunuz petinizi cezalandırmaya çalışabilir ve bu da kötü sonuçlanan kazalara neden olabilir.
Bir tür hakkında karar verdikten sonra birkaçını ele alarak en uysalını seçmek çoğu zaman iyi sonuçlar verebilir. Ancak bazı durumlarda uysal ve sakin olanlar hasta olan hayvanlar olabilir. Hasta olanı seçmediğinizden de emin olmalısınız.
Yılanlar en uygun sürüngenler mi?
Birçok insanın bir yılan sahibi olmaktan çekinmesine rağmen, aslında çocuğunuz için en uygun sürüngen pet yılanlar olabilir. Bu hayvanların tek negatif yanları yedikleridir.
Bazı yılanlar ele alınmaktan rahatsız olmazlar. Bazıları o kadar sakindir ki saatlerce elde tutulabilir, çocuğunuzun parmakları arasında dolanabilir veya sıcak bir avuç içinde uykuya dalabilirler. Ancak kusmayı önlemek için gıda alımından sonra birkaç gün ele almamak gerekir.
Büyük sürüngenlerden kaçının
Büyük boa yılanlarının veya pitonların kafeslerinden kaçıp çocuklara zarar verdikleri durumlarla karşılaşılmıştır. Aç olduklarında, bu büyük yılanlar vurarak, ısırarak, sıkarak (boğarak) küçük yaratıklara (kedi, köpek hatta küçük çocuklar da dahil) zarar verip onları yiyebilirler.
Bizim görüşümüze göre küçük çocuklu aileler büyük boa veya pitonları evde barındırmamalıdırlar. Orta boylu olanlar bile çocuğunuzu sıkarak nefes almasını engelleyebilir. Bu tür hayvanların kafesleri çok güvenli olmalıdır.
Temizlik ve hijyen bir gerekliliktir
Çocuğunuz pete dokunduktan sonra ellerini antibakteriyel bir sabunla mutlaka yıkamalıdır. Bu, petinizden geçebilecek hastalık riskini minimize etmek için gereklidir. Pete dokunduktan sonra ellerini yıkamadan ağzına, gözüne, burnuna, kulağına dokundurmaması gerektiğini de bilmelidir. Ayrıca peti öpmemeli ve onunla yemeğini paylaşmamalıdır.
Diğer alternatifler
Eğer bir sürüngenle yaşamanın neler getirdiğini anladınız ve bunlardan birinin evinizde olmasından hoşlanmayacaksanız diğer alternatifleri düşünebilirsiniz. Çocuğunuza ve aile yaşamınıza uygun birçok pet türü vardır. kısa bir araştırmayla sizin için en uygun peti seçebilirsiniz.

Sürüngenlerde Saldırganlık
Saldırganlığı kabul edin
Sürüngenler çok iyi petler olabilirler. Bu hayvanların ısırma huylarının olduğu, özellikle bazılarının çabuk sinirlenen bir yapıya sahip oldukları aşikardır. Hayran olduğumuz bu sürüngenler ve amfibilerin (hem karada hem de suda yaşayan) gerçekten vahşi hayvanlar olduklarını unutmamalıyız. Birçoğu vahşi hayattaki doğal ortamlarından satış için şehre getirilmiştir. Sadece birkaç jenerasyon doğal ortamları dışında yetiştirilmiştir, ve sürüngenler kedi, köpek gibi evcilleştirilmiş, insanoğluna uyum sağlamış hayvanlar değildirler.
İçgüdü
Sürüngenler çoğunlukla içgüdüleriyle hareket ederler. Herhangi bir etkiye karşı verdikleri tepkileri bazen siz kendinize yöneltilmiş tepkiler olarak algılayabilirsiniz. Örneğin karnı acıkan yılanınızın suyunu değiştirmek için elinizi kafesine soktuğunuzda sizi ısırabilir. Siz acı içinde elinizi geri çekerken o elinizi yiyecek bir şey sandığı için ısırmıştır oysa. Bu hareketi size karşı yapılmış bir tepki olarak algılamak yerine, yılanınızın bunu niye yaptığını anlamaya çalışmak çok daha önemlidir.
Saldırganlık birkaç grupta toplanabilir.

  • Defansif saldırganlık

Sürüngeniniz bir tehlike sezinlediği anlarda saldırgan tavırlar takınabilir. Bu saldırganlığın sebebi gerçek bir tehlike de olabilir, kendi bölgesini savunmak için yaşadığı bir tedirginlik de. Çekingen, ürkek bir sürüngen etrafında birisi hızla hareket ederken kendini tehdit altında hisseder ve korkar. Doğal hayatta bu tür hayvanların sonları diğer hayvanlara yem olmak olduğundan bu tür hareketler onları daima korkutmuştur. Ani hareketler onları kızdırır. Isırıklardan korunmak için onları ürkütmemeye dikkat etmelisiniz.

  • Bölgesel Defans

Sürüngenler genellikle bölgesel yaşama ayak uydurmuşlardır. Kendi yaşama alanlarını sınırlandırmışlardır ve bu bölgelere başkalarının girmesine izin vermemektedirler. Bunu kafalarını sallamak, gerdanlarını göstermek vb. gibi hareketlerle belli edip diğerlerini korkutarak yaparlar.
İguanalarda da durum aynıdır. Yeşil erkek iguanalar da bölgelerini korumaya çalışırlar. Yeşil erkek iguanalar aynı evde barındırılmamalı, birbirlerini görmeleri engellenmelidir.
Olgun erkekler çiftleşme mevsiminde de(genellikle baharda) saldırgan olabilirler. Bu mevsimde yanlarına yaklaşılmasından, bölgelerine girilmesinden hoşlanmazlar. İguanalar da güçlü kuyruklarını kullanarak kendilerini savunurlar. Büyük erkek iguanalar tarafından saldırıya uğramış bazı hayvan sahipleri vardır ki, yüzlerine aldıkları yaralardan dolayı plastik cerrahiye ihtiyaç duymuşlardır.

  • Doğal saldırganlık

Doğal hayatta da kavgacı ve hırçın olan sürüngenlerde ofansif saldırganlık da doğaldır. Tegus cinsi kertenkeleler daha saldırgandır. Kertenkeleler avcı hayvanlar olmalarına rağmen, başka hayvanlara da yem olabildiklerinden daha çok kendilerini savunmaya yönelik hareket ederler. Peçeli bukalemunlar (veiled chameleon) diğer bukalemun türlerine göre daha saldırganlardır.
Zehirli sürüngenler saldırganlık konusunda biraz daha inatçıdırlar. Kobralar ve zehirli engerekler daha çabuk sinirlenirler, bir tehlike sezinlediklerinde hemen saldırı için hazırlanırlar.

  • Kazanılmış saldırganlık

Kazanılmış saldırganlık son saldırganlık şeklidir ve seksüel erginliğe ulaşmakla birlikte ortaya çıkabilir. Sağlıklı erişkinlerde çiftleşme mevsiminde de görülür. Büyük erkek pitonlar çiftleşme mevsiminde çok hareketlilik kazanırlar ve çok tehlikeli olabilirler. Bunun için ergin pitonları beslerken veya onlarla çalışırken çok dikkatli olmalısınız.
İzolasyon çözüm olabilir
Birçok ergin sürüngenin birbirlerinden ayrı tutulması gerekir. Ayrıca aynalar vasıtası ile de kendilerini görmeleri engellenmelidir. Acı veren ısırıklardan kaçınmak ve önlemek için onlara vücut sıcaklıkları en yüksek iken veya güneşlenirken yaklaşmalısınız.
Burada verilen tavsiyeleri dikkate alır ve uygularsanız bir sürüngen tarafından ısırılmanın acısını hiç yaşamazsınız. Ancak yine de kazalar olabilir. Eğer sürüngenler tarafından bir ısırığa maruz kalırsanız profesyonel yardıma ihtiyacınız olabilir. Çünkü birçok yılan ve kertenkele ağızlarında tehlikeli bakteriler barındırmaktadırlar. Derin ısırıklarda bu mikroplar dokularınızın derinliklerine işleyebilir.
Eğer bir ısırığa maruz kalırsanız hemen yaranızı povidone iodine içeren ya da diğer antibakteriyel sabunlarla en az on dakika yıkayın ve ılık suyun altında tutun. Sonra hydrogen peroxide'e daldırın ve doktorunuzu arayın. Eğer petiniz sizi ısırırsa onu cezalandırıp disipline etmeyi denemeyin. Çünkü sizi anlamayacak ve daha saldırgan, ürkek olacaktır. Sizi neden ısırdığını anlamaya çalışın. Belki aç olabilir, ürkmüştür, bölgesini koruyordur veya çiftleşme dönemindedir. Bunu kendinize bilinçli yapılmış olarak almayın. Nihayetinde bunu doğası gereği yapmış olabilir.
Yukarı

Kertenkele Bakımı (Leopard Gecko türü)
Davranış
Yeni yavrular ilk zamanlarda çok ürkek olabilirler. Ancak sakince, itina ile onlara yaklaşılırsa, haftada 2-3 kere ele alınırsa birkaç ayda sakinleşirler. Kuyruklarından tutup çekmemelisiniz çünkü kopabilirler. Eğer koparsa tekrar uzayıp gelişebilir ancak asla eskisi gibi olmayacaktır. Onu elinize almak için, onun elinize gelmesini, tırmanmasını bekleyin. Onu zorlamamalısınız. Biraz sabırlı olursanız gayet sakin ve istediğiniz zaman elinize gelen bir kertenkeleniz olabilir.
Kafes ve ışıklandırma
35-40lt'lik bir akvaryum genç veya yetişkin Leopard Gecko'nuz için yeterli olacaktır. Büyük akvaryumlar kuracaksanız kertenkelelerin kara hayvanları olduğunu unutmayın. Dolayısıyla akvaryumun eni ve boyu yüksekliğinden çok daha önemlidir. Tırmanma alışkanlıklarının olmadığı bilinmesine rağmen yine de bir kapak güvenlik açısından konulmalıdır. Geniş spektrumlu ışığa da ihtiyaç duymazlar. Eğer kafesi ışıklandırmayı düşünüyorsanız ısınmayan, beyaz bir florasan yeterli olacaktır. Eğer normal ampul kullanacaksanız düşük wattlı olanları kullanmalısınız.
Isı
Leopard Gecko'lar kuru, sıcak bölgelerden gelmelerine rağmen, bu kertenkeleler hep serin kayaların altında veya serin çukur bölgelerde bulunmuşlardır. 21-29,5° C bu hayvanlar için ideal ısıdır. Eğer çok sıcak olursa ısı stresi yaşayacaktır. Soğuk olursa da yemek yemeyip sindirim problemleri yaşayacaktır. Bunun için kafesin değişik noktalarına birkaç termometre yerleştirip ısıyı kontrol etmelisiniz. Kafes soğuk bir odada ise ısıtıcı kullanmanız gerekecektir. Isıtıcıyı kafesin öyle bir ucuna yerleştirin ki kertenkeleniz bu bölgeye yakın veya uzak durarak kendi istediği ısıda olan bölgede durabilsin.
Gıda
Kertenkelenize gıda olarak küçük çekirge, cırcır böceği, canlı solucanlar verebilirsiniz. Leopard Gecko'lar kafalarından az daha küçük boyuttaki gıdaları yutabilirler. Kertenkeleniz doyduktan sonra kafese koyduğunuz canlıları yemeyecektir. Bu durumda örneğin çekirgeler kertenkelenizin üzerine çıkabilir, onu ısırabilir, onda stres yaratabilirler. Dolayısıyla doyacağından fazlasını vermekten kaçının. Ayrıca kalsiyum takviyesi de gıdaya eklenmelidir. Bunun için ayrıca kalsiyum içeren multivitamin preparatları kullanmalısınız.
Erişkin hayvanları haftada bir defa beslemek yeterli olabilir. Ancak genç olanların metabolizmaları daha hızlı olduğundan her gün veya gün aşırı beslenmelidirler.
Bu hayvanları bir arada tutmak çok iyi bir fikir değildir. Çünkü bazen kavga edebilirler, büyük olan küçük olanı yiyebilir. En iyisi bunların bir kafeste tek olarak barındırılmalarıdır. Ayrıca gömlek değiştiren (deri değiştiren) hayvanlardır. Bu değişim sırasında derinin vücuttan tamamen uzaklaştırılamaması durumunda sizin yardımınıza ihtiyaç duyabilirler.
Yukarı


Kaplumbağa Bakımı (Akdeniz Kaplumbağası)
Genel bilgi
Akdeniz kaplumbağaları genellikle küçük hayvanlardır. 20cm kadar üst kabukları vardır ve 1,5kg ağırlığa ulaşabilmektedirler. Bazı doğu türleri 30cm üst kabuk ve 3kg ağırlıkta olabilmektedirler, ancak pet dünyasında bu irilikte olanları bulmak zordur. Bu hayvanların ömürleri uzundur. 60 yıldan fazla yaşayabilirler ve bazen sahiplerinden daha uzun yaşadıkları olmaktadır.
Davranışları

  • Uygunluk: Kaplumbağaların, kendilerine özgü gıda ve çevresel ortamın sağlanması gerektiğinden, bakımlarının kolay olduğu düşünülmemelidir. Yine de normal koşullarda da çok uzun yaşayabilmektedirler. Yeni ortamlarına, içinde rahat edebilecekleri, dolanabilecekleri şekilde yer sağlanırsa, kolayca ayak uydurabilirler. Ayrıca içinde bulundukları kabın çevresi saydam olmamalıdır. Aksi halde diğer tarafı görüp sürekli kaçmaya çalışacak, tırmanmak isteyecektir. Bu uysal türler genellikle agresif davranışlarda bulunmazlar. Bütün kaplumbağalar Salmonella salgılayabilirler. Bundan dolayı rutin kişisel hijyen uygulamaları ihmal edilmemeli ve çocuklarla petin ilişkisi ebeveynlerin kontrolü altında olmalıdır.
  • Davranış: Bu türler aktif, cesur, genellikle zararsızdırlar. Ortam ısısı yükselince özellikle 32°C'ı aşınca uygun bir yerde inzivaya çekilirler. Elle tutulmayı tolere edebilirler ancak birçoğu kabuğunun içine çekilmeyi güvenlik açısından tercih ederler, veya idrar yapabilirler. Çimlerle beslenebildikleri gibi yeşil yapraklı bitkiler de yiyebilirler.

Yaşama ortamları
Bu hayvanlar geniş alanlara ihtiyaç duyarlar. 3x4m'lik bir alana bir kaplumbağa düşecek şekilde evin dışında bir ortam uygundur. Ancak mevsim koşullarının uygun olmadığı durumlarda en az 2x1m'lik bir alam ev içinde sağlanmalıdır. Bu boyutlar erişkinler için gereklidir. Cam tank şeklindeki barınaklar hava akımının sağlanamadığı durumlarda kullanılmamalıdır. Isıtma, yukarıdan seramik veya infrared bir ısıtıcıyla yapılmalıdır. Tabandan ısıtmadan kaçınılmalıdır. Ancak ortam ısısı mutlaka bir termostatla kontrol altında tutulmalıdır. Yukarıdan ısıtma kullanılacaksa bu hayvanın ulaşamayacağı yükseklikte olmalıdır. Tabanda suni çimen veya parçalanmış kağıt kullanılabilir. Ayrıca içine girip inzivaya çekilebileceği ortamlar da bu alanın içine konmalıdır. (örneğin karton kutu) Tabanlık olarak sterilize edilmiş toprak da kullanılabilir. Ancak kontrolü ve kullanımı kolay değildir. Aşırı nem ve rutubet deri hastalıklarına neden olur. Sıcak, iyi havalandırılmış bir ortam en idealidir.
Beslenme
Akdeniz kaplumbağaları otobur hayvanlardır. Birçok çeşit çim, yeşil ve yapraklı bitki ile beslenirler. Yeşil bitkiler diyetin büyük bir kısmını oluşturmalıdır (%80). Geriye kalan kısım ise rendelenmiş sebzelerle (örneğin havuç) ve meyvelerle desteklenebilir. Ancak aşırı miktarda meyve diareye neden olabilir. Doğal olarak otlayabilme imkanına sahip, yabani otlarla da beslenebilen kaplumbağalara ayrıca başka gıdalar vermeye gerek yoktur. Yetişkinleri evde hazırlanan diyetlerle beslerken, yemeklerini kabaca parçalara ayırıp vermek gerekir. Ayrıca haftada 2-3 defa da kalsiyum ile desteklemek gerekir. Damızlık dişilere ise bu her gün uygulanmalıdır. Yeni doğanlar ve gelişmekte olan yavruların da gıdalarına günlük kalsiyum takviyeleri yapılmalı ve bunların yemekleri daha iyi parçalanmalıdır. Bütün kaplumbağalar günlük olarak beslenmelidir ancak kilo almamalarına da dikkat etmek gerekir. Özellikle hareket alanları dar olanlar, damızlık olmayanlar obesiteye eğilimli olabilirler. Taze su da geniş bir kapta, kaplumbağanın her an içine girip su içebileceği şekilde bulundurulmalıdır.
Isı
Gün içinde ortam ısısı 22-28° C olmalı. Kaplumbağaların güneşlenebileceği alanın ısısı da 30-35° C olmalıdır. Bu ısı geceleri 18-24° C'a düşürülmelidir. Bu türler kış uykusuna yatarlar. Ancak kaplumbağaların fiziksel muayeneleri yapılmadan, yağ rezervlerinin yeterli olduğu doğrulanmadan kış uykusuna yatmalarına izin verilmemelidir. Uygun vücut kondisyonundaki yetişkin kaplumbağalar kış uykusundan önce 3-4 hafta beslenmemelidirler. Bu ortamın ısısı 5-10° C olmalıdır ve bu ortama kemirgenlerin girmesi engellenmelidir. İçeride beslenenler genellikle kış uykusuna yatmazlar. Yavrular 3-4 yaşından sonra kış uykusuna yatmaya başlamalıdırlar ve kısa bir dönem kış uykusunda kalmalıdırlar. 6-8 yaşındaki yetişkinlerin kış uykuları bazı bölgelerde 6 aya kadar çıkmaktadır.
Işık
Kaplumbağalar geniş spektrumlu ve yüksek kalitede ışığa ihtiyaç duyarlar. Ultraviyole B, vitamin D sentezi kalsiyum emilimi ve metabolizma için gereklidir. Bunlar sağlanmaz ise kaplumbağaların kabukları yumuşar, deforme olur, iştahları azalır ve sonunda ölürler. En iyisi filtre edilmemiş doğal güneş ışığıdır. Bu sebepten, dışarıda beslenenler ev içindekilere göre daha avantajlı durumdadırlar. İçeride bakılanlar için ise geniş spektrumlu çubuk florasan lambalar kullanılabilir. Bu ışığın yerden yüksekliği 30cm kadar olmalıdır. Gelişmekte olan yavrular için 6 ayda, yetişkinler için de 1 yılda bir bu ışığın yenilenmesi gerekir. Damızlık olmayan hayvanlarda 12 saatlik ışık uygulaması yerindedir. Ancak kış uykusunda aydınlatmaya ihtiyaçları yoktur.
Cinsiyet ayrımı
Cinsiyet ayrımı yapmak için kuyruk uzunluğunun incelenmesi gerekir. Dişilerin daha büyük olmalarına rağmen erkeklerin kuyrukları daha büyük olmaktadır.
Çiftleşme
Çiftleşme 4 yaşından sonra başlamaktadır. Ancak 8-10 yaşından ve 2-3 aylık bir kış uykusundan sonra çiftleşmeye izin vermek daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlamaktadır. Dişinin kazıp içine girmek için toprak alana ihtiyacı vardır. Buraya 3-12 adet yumurta bırakır. Bu alan sağlanmaz ise yumurtaları bırakmayabilir. Yumurtalar suni ortamlarda %60 nem oranında inkübe edilmelidir. Çıkacak yavruların cinsiyeti inkübasyon ısısına göre belirlenebilir.


26°C

İnkübasyon etkisiz

 

26-29,5°C

Hepsi erkek

75-140 gün inkübasyon

30-32°C

Dişi ve erkek

65-80 gün inkübasyon

32,5-33°C

Hepsi dişi

65-70 gün inkübasyon

34°C

Deforme yumurtalar ve yüksek ölüm oranı

 

Hastalıklar

  • Metabolik kemik hastalığı (güneş ışığı noksanlığı(UVB), diyette kalsiyum noksanlığı)
  • Bağırsaklarda parazitizm ( ascaridler ve protozoalar)
  • Göz ve burun hastalıkları (oculonasal hastalıklar, rhinitis ve conjunctivitis)
  • Pnömoni
  • Cutaneous apseler
  • Göz travması ve kornea ülseri
  • Stomatitis
  • Travma (düşme, çarpma, köpek, tilki vb. saldırısı)
  • Kabuk osteomyeliti
  • Dystocia (hatalı yumurtlama, yumurtlamama)
  • Cloacal, penal prolapsus

Yukarı